Kars Boğatepe Köyü Gezi Rehberi: Peynirin İzinde

Kars’ın dondurucu ayazı yüzümüze sertçe çarparken, rüzgarın taşıdığı ılık süt ve hafif is kokusunu usulca takip ettik. Eski adıyla Zavot, şimdiki adıyla Boğatepe, standart bir Doğu Anadolu yerleşkesi olmanın çok ötesinde, yaşayan bir üretim merkezi. Yöresel kahvaltılarda aradığımız o iri delikli, hafif genzi yakan, yoğun aromalı gravyer peyniri tam da bu yüksek rakımlı yayla köyünün meralarında hayat buluyor. Botlarımızı karlı toprağa basıp köyün içlerine doğru ilerlerken, kendimizi lezzetli bir hikayenin başrolünde bulduğumuzu iliklerimize kadar hissettik.

Boğatepe Köyü Nerede ve Aslında Nedir?

Kars şehir merkezine yaklaşık 50 kilometre mesafede, 2300 metre rakımlı rüzgarlı bir tepeye kurulmuş Boğatepe. Dik yokuşları tırmanırken bitki örtüsünün nasıl hızla değiştiğine, ağaçların yerini uçsuz bucaksız çayırlara nasıl bıraktığına yol boyunca şahit oluyorsunuz. Tarihi 1800’lerin sonuna, Çarlık Rusyası dönemine dayanan bu köy, sürgün edilen Malakanların İsviçre kökenli mandıra kültürünü Anadolu’ya taşımasıyla şekillenmiş. Bugün sadece tarım yapılan sıradan bir yerleşim değil; kadınların doğrudan kooperatifleştiği, doğaya saygılı ekolojik turizmin en güzel dayanışma örneklerinden biri.

Neden Rotanıza Eklemelisiniz?

Gezginlerin çoğu Doğu Ekspresi ile Kars’a ulaşıp merkezdeki tarihi binaları turladıktan sonra kırsala pek adım atmadan evine dönüyor. Halbuki asıl yerel kültür, bu köyün kerpiç ve kalın taş duvarları arasında, ağır ağır kaynayan kazanların etrafında yaşıyor. Türkiye’nin ilk ve tek peynir müzesi olan Zavot Eko Müze, eski bir mandıra binasının restore edilmesiyle hayata geçirilmiş harika bir yapı. Müzenin kapısından içeri girdiğinizde devasa ahşap fıçılar, antika yayık makineleri ve eski tartılar sizi karşılayarak o dönemin emek yoğun ruhunu hissettiriyor.

Müze ziyareti sadece eski objelere bakmaktan ibaret değil, köy halkının misafirperverliğiyle yoğrulan samimi bir iletişim ortamı sunuyor. Buradaki insanlarla soba başında demli bir çay içip geçmişin yaşanmışlıklarını dinlemek, insanın içine gerçekten işliyor. O antika aletlerle günde yüzlerce litre sütün nasıl işlendiğini dinlerken, sofranıza gelen emeğe duyduğunuz saygı katlanarak artıyor. Bir gezi aktivitesinden ziyade, insanı kökleriyle buluşturan sıcacık bir kültür alışverişi yapıyorsunuz.

Kars Boğatepe’de Gerçek Bir Gravyer Peyniri Deneyimi

Sıra geldi o merakla beklediğimiz damak çatlatan ana; üretim yapan küçük mandıralardan birinin ahşap kapısını yavaşça aralıyoruz. İçerisi oldukça sıcak, havada ağır ama bir o kadar da iştah açıcı, yoğun bir fermente süt kokusu asılı duruyor. Raflarda koca tekerlekler halinde dinlenmeye bırakılmış gravyer peyniri kalıplarını incelerken, usta bize bu lezzetin en az altı ay loş mahzenlerde bekletildiğini anlatıyor. Peynirin o kusursuz dokusu ve karakteristik delikleri, ustalık isteyen bu uzun fermantasyon sürecinin en doğal sonucu.

Satır bıçağı koca peynir tekerine vurduğunda çıkan tok sesi dinlemek bile başlı başına bir zevk. Kesilen o incecik, sarımtırak dilimi ağzınıza attığınız an sütün yağını, merada otlayan hayvanların yediği kekiğin ve yüzlerce farklı dağ çiçeğinin aromasını aynı anda alıyorsunuz. Market raflarında satılan, plastiğe hapsolmuş sanayi tipi ürünlerden sonra, Boğatepe’de tadına baktığınız her lokma damağınızda ciddi bir devrim yaratıyor. Üstelik bu tadıma, köy fırınından yeni çıkmış sıcacık bir ekmek eşlik ettiğinde o lezzet patlaması zirveye ulaşıyor.

Boğatepe İçin Pratik ve Hap Bilgiler

Köy sokaklarında başıboş dolaşmaya başlamadan önce, seyahatinizi kolaylaştıracak bazı detayları cebinizde bulundurmanız gerekiyor. Kırsal şartlarda sürprizlerle karşılaşmamak ve zamanı iyi yönetmek için şu pratik notlara mutlaka göz atın:

  • Ulaşım Nasıl Sağlanır?: Araç kiralayarak veya şahsi aracınızla Göle yolu üzerinden yaklaşık 50 dakikada rahatça ulaşabilirsiniz. Kış aylarında rotaya çıkacaksanız yolların buzlanma ihtimaline karşı kar lastiğinizi mutlaka kontrol edin.
  • Hangi Mevsimde Gidilmeli?: Peynir yapım aşamalarını canlı görmek istiyorsanız, meraların yeşerdiği ve mandıraların tam kapasite çalıştığı Mayıs-Haziran ayları oldukça ideal. Fakat beyaz örtünün yarattığı o sessizliği ve ıssızlığı hissetmek niyetindeyseniz, Ocak ortasında yola düşmelisiniz.
  • Müze ve Konaklama: Zavot Eko Müze’yi ücretsiz ziyaret edebilirsiniz ancak girişteki bağış kutusuna ufak bir destek bırakmak köyün kalkınmasına omuz veriyor. Bölgede büyük tesisler beklemeyin, önceden haberleşerek bazı köy evlerinde yöresel kahvaltı eşliğinde konaklayabilirsiniz.

Kars Çevresinde Neler Yapılır?

Hazır bu coğrafyaya kadar gelmişken, direksiyonu biraz daha uzaklara kırıp rotanızın sınırlarını genişletmek her zaman iyi bir fikirdir. Boğatepe’deki lezzet turunuz bittikten sonra istikametinizi doğrudan buz tutmuş yüzeyiyle bilinen Çıldır Gölü’ne çevirin. Tamamen donmuş gölün üzerinde yürümek, esen rüzgara karşı atlı kızakların çıkardığı o ritmik çan seslerini dinlemek insana zaman mefhumunu unutturuyor. Eğer tarihin tozlu sayfalarında dolaşmayı seviyorsanız, Ani Harabeleri’ni sabahın erken saatlerinde, Arpaçay’ın üzerine düşen ilk güneş ışıklarıyla gezmelisiniz.

Soğuk havada iliklerinize kadar üşüyüp yorulduktan sonra, şehre dönüp akşam yemeğinde kendinize kusursuz bir ziyafet çekme vakti geliyor. Bölgenin en meşhur lezzeti olan fırınlanmış kaz eti ve suyuyla demlenmiş bulgur pilavı masanızın baş tacı olmalı. Yanına da nohut ve kuzu etiyle güveçte hazırlanan sıcak bir piti eklendiğinde, gün boyu biriktirdiğiniz tüm yorgunluk akıp gidiyor. Bu doyurucu sofranın ardından, Kars sokaklarının gece ayazında kısa bir yürüyüş yapmak yediklerinizi sindirmenin en güzel yoludur.

Ufak Bir Tavsiye

Köyden ayrılmadan hemen önce, üretim yapan teyzelere uğrayıp eski gazetelere veya yağlı kağıtlara sarılı o koca peynir tekerlerinden evinize götürmelik stok yapın. Alışveriş faslı bittiğinde, yerel halk muhtemelen size “Yolcusunuz, içiniz ısınsın” diyerek ince belli bardakta demli bir çay uzatacak. O çayı asla geri çevirmeyin; tahta bir sandalyeye çöküp sobanın üzerindeki güğümün usulca kaynama sesini dinleyin. İşte Boğatepe’yi harita üzerinde sadece bir nokta olmaktan çıkarıp içinizde ömürlük bir anıya dönüştüren asıl detay, o soba başı sohbetinin benzersiz sıcaklığı olacak.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir