Sabahın erken saatleri. İç Ege’nin kuru ve serin rüzgarı yüzüme çarparken adımlarımı binlerce yıllık taş blokların üzerinde atıyorum. Etrafta tur otobüslerinin gürültüsü veya kalabalık turist gruplarının kakofonisi yok. Sadece tarihin o ağır, sessiz fısıltısı var. Karşıma devasa sütunlarıyla çıktığında, neden buraya kadar direksiyon salladığımı çok iyi anlıyorum. Karşımdaki yapı, Anadolu topraklarında bugüne kadar ayakta kalmayı başarmış en sağlam Zeus Tapınağı. Roma döneminin o ihtişamlı günlerine dokunmak, zamanın durduğu bir sokakta yürümek istiyorsanız, kesinlikle doğru yerdesiniz.
Aizanoi Antik Kenti Nedir ve Nerededir?
Peki tam olarak neredeyiz? Aizanoi, Kütahya merkeze yaklaşık 50 kilometre mesafedeki Çavdarhisar ilçesinde yer alıyor. Antik Frigya’ya bağlı Aizanitislerin ana yerleşim merkezi olarak bilinen bu şehir, asıl zenginliğini Roma İmparatorluğu dönemindeki tahıl üretimi ve şarapçılıkla elde etmiş.
Bugün toprak yollarda gezinirken, bir zamanlar burada 80 bin kişinin yaşadığı gerçeğini kavramak insanı sarsıyor. Ayakkabılarınıza bulaşan toz, burnunuza gelen o hafif is ve çam kokusu buranın sıradan bir harabe olmadığını hissettiriyor. Burası yüzyıllar önce yaşayan, üreten ve nefes alan devasa bir metropoldü.
Burayı Rotalarınıza Neden Eklemelisiniz?
Bazen çok popüler rotaların gölgesinde kalan lokasyonlar, insana çok daha gerçek, çok daha filtresiz bir tarih sunar. Aizanoi tam olarak böyle bir karakter taşıyor. Gittiğinizde göreceksiniz; dünyanın ilk ticaret borsası olan Macellum hemen sağınızda belirecek. Enflasyonla mücadele etmek için yuvarlak taş bloklara kazınmış tavan fiyat listelerini bugün bile parmak uçlarınızla hissedebiliyorsunuz.
Biraz ilerlediğinizde, tiyatro ve stadyumun birbirine bitişik inşa edildiği dünyadaki tek örnek karşınıza çıkıyor. Aşınmış taş basamaklara oturduğunuzda, gladyatörlerin arenaya çıkışını veya bir festival coşkusunu zihninizde canlandırmak inanın hiç zor olmuyor.
İhtişamın Zirvesi: Zeus Tapınağı
Antik kentin tam kalbinde, etrafındaki düzlüğe inat tepelik bir alanda konumlanmış o devasa yapıya ayrı bir parantez açmam gerekiyor. Yaklaştıkça boyutuyla insanı küçülten Zeus Tapınağı, sadece kusursuz mimarisiyle değil, altındaki tonozlu derin mahzeniyle de oldukça sarsıcı.
O loş mahzene merdivenlerden yavaşça inerken, ortamın aniden serinlediğini ve akustiğin tuhaf bir şekilde değiştiğini fark ediyorsunuz. Burası antik dönemde hem bir kehanet merkezi hem de tanrılara sunulan kıymetli adakların saklandığı bir depo olarak kullanılmış. Tekrar gün ışığına çıkıp dev mermer sütunlara dokunduğunuzda, o dönemin taş ustalarının nasırlı ellerini ve çekiç seslerini duyar gibi oluyorsunuz.
Pratik Bilgiler: Ulaşım ve Planlama
Seyahatinizi planlarken işinize yarayacak, tecrübeyle sabit birkaç kısa detay vereyim. Bölgeye kendi aracımla yaptığım yolculuk oldukça rahattı.
- Ulaşım: Kütahya merkezden kalkan Çavdarhisar minibüsleriyle yaklaşık 45 dakikada buraya ulaşmak mümkün. Şahsi aracınızla yola çıkıyorsanız, Uşak-Kütahya karayolunu takip etmeniz yeterli.
- Ne Zaman Gidilir?: İlkbahar ortası ve sonbahar başları idealdir. Yazın öğle sıcağında geniş, gölgesiz alanda yürümek yorar. Kışın giderseniz Kütahya ayazını hafife almayın, çok sıkı giyinin.
- Giriş Ücreti: Alanda Müzekart geçerli. Kartınız yoksa girişteki gişeden kolayca bilet veya kart temin edebiliyorsunuz.
- Konaklama: Çavdarhisar’da mütevazı pansiyonlar mevcut. Fakat daha konforlu bir seçenek arıyorsanız, Kütahya merkezdeki termal otellerde kalıp buraya günübirlik gelmek çok daha mantıklı bir rota.
Kütahya Çevresinde Neler Yapılır?
Alanı hakkıyla arşınlamak ortalama üç saatinizi alacak. Haliyle temiz hava acıktırıyor. Kütahya merkeze döndüğünüzde, yöresel tatların peşine düşün. Üzeri bol sarımsaklı yoğurt ve kızdırılmış tereyağıyla servis edilen meşhur Cimcik mantısı isteyin. Yanında da buz gibi bir kızılcık şerbeti içtiğinizde yorgunluk falan kalmıyor.
Yemekten sonra enerjinizi topladıysanız yönünüzü Frig Vadisi’ne çevirin. Tüf kayalara oyulmuş antik mezarlar ve ilginç kaya oluşumları, bölgenin jeolojik hikayesini gözler önüne seriyor. Dönüş yoluna geçmeden önce de Kütahya’nın dar sokaklarındaki çini atölyelerine uğrayıp, toprağın ateşle dansından doğan el yapımı bir kase almayı es geçmeyin.
Son Bir Tavsiye
Çoğu insan antik kentleri sabahın erken saatlerinde gezmeyi tercih eder. Eğer vaktiniz esnekse, gezinizi akşamüstü saatlerine denk getirin. Güneş yavaş yavaş ufka doğru inerken, o altın rengi ışık hüzmelerinin tapınak sütunlarının arasından süzülüşü başka hiçbir şeye benzemiyor. Yanınıza bir termos çay alın, stadyumun en üst basamaklarından birine oturun. Sadece siz, esen rüzgar ve binlerce yıllık tarih. Fotoğraf çekme telaşını bir kenara bırakıp, o an orada olmanın hakkını verin.